Home Uzay Ay’ın Kökenine Ait Teoriler Ne Kadar Açıklayıcı?

Ay’ın Kökenine Ait Teoriler Ne Kadar Açıklayıcı?

4294
0
Pixabay.

Ay’a baktığınızda ne düşünüyorsunuz? Her kültürün, medeniyetin ve inancın tarih boyunca Ay hakkında belli başlı görüşleri olmuş ve bu görüşler onların hayatlarını tayin etmede önemli bir yer kaplamıştır. Ay, insanlığın hayatı şekillendirmesinde bir nevi “kültürel ayna” görevi taşımıştır. Ay konusunda bu düşünceler ne zaman derlenip toplanmaya başladı ya da insanlar ay hakkında neden bu kadar çok fikir üretti?

Ay, insanlar için her zaman merak unsuru içeren bir öğe olmuştur. Özellikle teleskobun icadının ardından bilim insanları ilk olarak Ay gözlemi yapmışlardır. Hatta, Galileo’ya kadar Ay hakkında insanların görüşleri çoğunlukla bilimsel bir veriye dayanmıyordu. Kültürel yaşayışa ve geleneğe yön vermek için Ay belirleyici bir konumdaydı.

Bilim insanları yaklaşık beş yüz yıl boyunca Ay’ın nasıl oluştuğuna dair araştırmalar yaptılar. Bu araştırmaların ilk sebebi, Ay’ın gökyüzünde görebildiklerimiz arasında en ulaşılabilir astronomik nesne olarak algılanmasıydı. Ay her gece yolumuzu aydınlatıyor, yönümüzü tayin ediyor hatta gece uykularımıza misafir oluyordu. Teknolojinin gelişmesi ve 20’nci yüzyılda Ay’a gidilmesiyle de Ay hakkındaki bilgi dağarcığımız giderek genişledi. Ay’dan getirilen numuneler sayesinde bugün Ay’ın nasıl oluştuğuna dair çeşitli fikirler üretebiliyoruz.

Ay ile Dünya Arasındaki İlişki

Science Advances dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırma ekibi, Ay’ın, Dünya’nın mantosundan gelen helyum ve neonun yerli soy gazlarını miras aldığını gösteren belli bulguları gün yüzüne çıkartmıştır. Keşif, Ay’ın Dünya ile başka bir gök cismi arasındaki büyük bir çarpışma tarafından oluştuğunu bize aktaran ve “Dev Etki” olarak isimlendirilen teoriye katkı sağlarken bize de Ay araştırmaları hakkında yeni açılımlar sunuyor.

“Dev Etki” Nedir?

1970’lerin ortalarında araştırmacılar mevcut Apollo verilerinin de test edilmesiyle Ay’ın oluşumu ile alakalı ortaya bir hipotez attılar: Dev Etki Hipotezi. Bu hipoteze göre Dünya, hemen hemen Mars boyutunda başka bir gezegenle çarpıştı. Çarpışma, Dünya’nın yörüngesinde büyük miktarda enkaz üretti ve yerçekimi sayesinde de bunlar Ay’da birleşti. Çarpan gezegen de Yunan mitolojisinde Ay’ın annesi olarak adlandırılan Theia ismini almıştı.

Ay Hakkında Farklı Senaryolar

Dev Etki hipotezi her ne kadar bugün bilim camiasında en yaygın teori olarak kabul görse de, özellikle Dünya ve Ay’ın yapı itibarıyla birbirine çok benzemesi başka teorilerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunlardan biri “Birlikte Oluşum Teorisi” olarak adlandırılmış ve Teksas’taki Güneybatı Araştırma Enstitüsünden araştırmacı Robin Canup tarafından ortaya atılmıştır. Dünya ve Ay’ın, Mars’ın beş katı büyüklüğünde iki büyük nesnenin birbirine çarpmasıyla aynı anda oluştuğunu öne sürmüştür. Araştırmacılar, çarpışmadan sonra benzer büyüklükteki iki cismin yeniden çarpıştığını ve Ay’ı oluşturmak için birleşen bir malzeme diski ile çevrili erken bir Dünya oluşturulduğunu anlatıyor ve bu sonraki çarpışma ile de Dünya ile Ay’ın birlikte oluştuğunu teori olarak ortaya atıyorlar.

Bu teorinin yanı sıra “Yakalama Teorisi” olarak adlandırılan bir diğer teori de Ay’ın Güneş sistemi içerisinde farklı bir yerde oluştuğunu ve serbest bir şekilde dolaşırken Dünya’nın çekimine kapıldığını ileri sürmektedir. Yakalama teorisi diğerlerinden farklı olarak Dünya ve Ay’ın bileşimindeki farklılıkları açıklama iddiasında bulunur. Bu teori bilim camiasında yaygın kabul gören bir hipotez değildir çünkü Ay’ın göreceli boyutları onu Dünya’nın kendi yörüngesine dahil etmesine müsaade etmeyecek bir yapıdadır.

Birlikte oluşum ve yakalama teorisi, Ay’ın varlığının bazı unsurlarını açıklasa da birçok soruyu cevapsız bırakmaktadır. Dev etki hipotezi şu an teoriler arasında en kapsayıcı olanı hem de astronomik anlamda sorulara cevap vermesi yönünden de kabul gören teori konumundadır. Yüzyıllardır Ay hakkında çeşitli hikayeler, mitler ve senaryolar anlatılmış olsa da bilim insanlarının Ay’ın oluşumu ile alakalı ulaşabildiği bilgiler de ancak teori düzeyinde kalmaktadır.

İlgili haberler:

Kaynakça

  1. https://www.space.com/19275-moon-formation.html
  2. https://astronomy.com/news/2019/05/giant-impact-hypothesis-an-evolving-legacy-of-apollo
  3. https://ec.europa.eu/research-and-innovation/en/horizon-magazine/how-scientists-are-piecing-together-history-moon
  4. https://www.nationalgeographic.com/science/article/moon-exploration
Previous articleUykudayken Gelen Sessiz Ölüm: Uyku Apnesi Nedir?
Next articleJames Webb Uzay Teleskobu Kızılötesi Işınlarla Jüpiter’i Yeniden Okudu
Can Torun
28 Nisan 2001 tarihinde doğan Can, Malatyalıdır. ODTÜ’de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisidir. Çeşitli sitelerde ve yerel gazetelerde yazarlık yapmıştır. Bilim iletişimi, bilim tarihi ve dış siyaset alanında okumalar yapmaktadır. Musiki meraklısıdır.